wallpaper
7/11/2009 · Kategori: britney wallpapers
7/11/2009 · Kategori: sarki _evirileri
Oh baby baby how was i supposed to know
Oh bebeğim bebeğim nasıl bilebilirdim ki
That something wasn't right here
Bir şeylerin yolunda gitmediğini
Oh baby baby i shouldn't have let you go
Oh bebeğim bebeğim gitmene izin vermemeliydim
And now you're out of sight, yeah
Şimdi görünürde değilsin
Show me, how you want it to be
Göster bana, bunun nasıl olmasını istediğini
Tell me baby, cause I need to know now but because
Söyle bana, hemen şimdi bilmem gerekli çünkü
My loneliness is killing me
Yalnızlığım beni öldürüyor
I must confess, I still believe
İtiraf etmeliyim, hala inanıyorum
When i'm not with you I lose my mind
Seninle değilken aklımı kaybediyorum
Give me a sign, hit me baby one more time
Bir ışık yak bana, vur bebeğim bir kere daha
Oh baby baby the reason I breath is you
Oh bebeğim bebeğim nefes almamın sebebi sensin
Boy you got me blinded
Çocuk beni kör ettin
Oh pretty baby there's nothing that i wouldn't do
Oh sevimli bebeğim hiçbirbir şey yok yapamayacağım
That's not the way I planned
Bu o yol değil benim planladığım
I must confess that my loneliness is killing me now
İtiraf etmeliyim ki yalnızlığım öldürüyor beni şimdi
Don't you know i still believe?
Bilmiyor musun ben hala inanıyorum
And you will be here and give me a sign, hit me baby one more time
Burada olacaksın ve bir ışık yak bana, vur bebeğim bir kere daha
7/11/2009 · Kategori: sarki _evirileri
I need time, (time)
zamana ihtiyacım var(zaman)
(Love)
(aşk)
Joy
(Joy)
I need space
Yere ihtiyacım var
(Love)
I need me
kendime ihtiyacım var
(Action)
(kayıt)
Say hello to the girl that I am
bu kıza merhaba deyin
You're gonna have to see through my perspective
şimdi benim perspektifimden bakacaksınız
I need to make mistakes just to learn who I am
kim olduğumu öğrenmek için hatalar yapmalıyım
And I don't wanna be so damn protected
ve lanet koruma altında olmak istemiyorum
There must be another way
başka bir yolu olmalı
Cause I believe in taking chances
çünkü şansımı denemem gerektiğine inanıyorum
But who am I to say what a girl is to do?
ama ben kimim ki bir kızın ne yapması gerektiğini sölüyorum?
God need some answers
tanrım bazı cevaplara ihtiyacım var
What am I to do with my life?
hayatımda ne yapmam gerek?
(You will find it out don't worry)
(öğreneceksin endişelenme)
How am I supposed to know what's right?
neyin doğru olduğunu nasıl anlayacağım
(You just gotta do it your way)
(sadece bildiğin yolda ilerlemelisin)
I can't help the way I feel
hissetiklerime engel olamıyorum
But my life has been so overprotected
çünkü hayatım fazlasıyla koruma altında
I tell them what I like
onlara neyi sevdiğimi söylüyorum
What I want
neyi istediğimi söylüyorum
And what I don't
Ve neyi istemedğimi
But everytime I do
Fakat ne zaman söylesem
I stand corrected (Cooorrected)
Kendimi düzeltilmiş buluyorum.
Things that I've been told
bana söylenen şeyler
I can't believe what I hear about the world
dünya hakkında duyduklarıma inanamıyorum
I realize I'm o-o-verprotected
fazlasyla korunduğumu fark ediyorum
There must be another way
başka bir yolu olmalı
Cause I believe in taking chances
çünkü şansımı denemem gerektiğine inanıyorum
But who am I to say what a girl is to do?
ama ben kimim ki bir kızın ne yapması gerektiğini sölüyorum
God need some answers
tanrım bazı cevaplara ihtiyacım var
What am I to do with my life?
hayatımda ne yapmam gerek?
(You will find it out don't worry)
(öğreneceksin endişelenme)
How am I supposed to know what's right?
neyin doğru olduğunu nasıl anlayacağım
(You just gotta do it your way)
(sadece bildiğin yolda ilerlemelisin)
I can't help the way I feel
hissetiklerime engel olamıyorum
But my life has been so overprotected
çünkü hayatım fazlsıyla koruma altında
I need time
zamana ihtiyacım var
Love
aşka
I need space
yere ihtiyacım var
(this is it this is it)
(sadece bu kadar)
I don't need nobody telling me just what i wanna
kimsenin bana ne istediğimi söylemesini istemiyorum.
What i want, what what I'm gonna
Ne istediğimi, ne yapacağımı
Do about my destiny
geleceğimle ilgili.
I say (no no)
hayır, hayır diyorum
Nobody's tellin me just what i wanna (do do)
kimse bana ne yapmak istediğimi söyleyemez
I'm so fed up with people telling me to be-e
Someone else but me
İnsanların bana başkası gibi olmamı söylemesinden çok sıkıdım.
(action)
(kayıt)
(evet, evet, evet )
(yeah, yeah, yeah)
What am I to do with my life?
hayatımda ne yapmam gerek?
(You will find it out don't worry)
(öğreneceksin endişelenme)
How am I supposed to know what's right?
neyin doğru olduğunu nasıl anlayacağım
(You just gotta do it your way)
(sadece bildiğin yolda ilerlemelisin)
I can't help the way I feel
hissetiklerime engel olamıyorum
But my life has been so overprotected
çünkü hayatım fazlsıyla koruma altında
I don't need nobody telling me just what i wanna
kimsenin bana ne istediğimi söylemesini istemiyorum.
What i want, what what I'm gonna
Ne istediğimi, ne yapacağımı
Do about my destiny
geleceğimle ilgili.
I say (no no)
hayır, hayır diyorum
Nobody's tellin me just what i wanna (do do)
kimse bana ne yapmak istediğimi söyleyemez
I'm so fed up with people telling me to be-e
Someone else but me
İnsanların bana başkası gbi olmamı söylemesinden çok sıkıdım.
What am I to do with my life?
hayatmda ne yapmam gerek?
(You will find it out don't worry)
(öğreneceksin endişelenme)
How am I supposed to know what's right?
neyin doğru olduğunu nasıl anlayacağım
(You just gotta do it your way)
(sadece bildiğin yolda ilerlemelisin)
I can't help the way I feel
hissetiklerime engel olamıyorum
But my life has been so overprotected
çünkü hayatım fazlsıyla koruma altında
7/11/2009 · Kategori: sarki _evirileri
do you feel this?
~bunu hissediyor musun ?
i know you feel this ?
~bunu hissettiğini biliyorum?
are you ready?
~hazır mısın?
i don't think so…
~sanmıyorum…
somebody give me my truck,
~birisi kamyonumu versin,
so i can ride on the clouds.
~ki bulutların üstünde gezebileyim.
so i can turn up the bass like...
~ki bassı böyle açabileyim...
somebody pass my guitar,
~birisi gitarımı uzatsın,
so i can look like a star.
~ki bir star gibi gözükebileyim.
and spend this cash like...
~ve parayı böyle harcayayım…
what you gonna do when the croud goes ayo?!
~kalabalık coştuğunda ne yapacaksın?
why you standing on the wall?
~neden duvarın dibinde duruyorsun
music starting everywhere
~müzik her yerde başlıyor
so why dont you just move along?
~bu yüzden neden hareket etmiyorsun?
--Nakarat--
i see you looking at me
~bana baktığını görüyorum
like i'm some kind of freak
~sanki bir ucubeymişim gibi
get up out of your seat
~kalk oturduğun yerden
why dont you do somethin'?
~neden bir şeyler yapmıyorsun?
i see you looking at me
~bana baktığını görüyorum
like i got what you need
~ihtiyacın olana sahipmişim gibi
get up out of your seat
~kalk oturduğun yerden
why dont you do somethin'?
~neden bir şeyler yapmıyorsun?
now you all in my grill
~şimdi hepiniz tavamın içindesiniz
cause i say what i feel
~çünkü ne hissedersem söylerim
only rock to what's real
~sadece gerçek olanı sars
baby bump bump
~bebek vur vur
but i can't do that with you
~ama bunu seninle yapamam
only be here with my crew
~sadece burada ekibimle ol
i can roll if you can
~eğer yuvarlanabilirsen,yuvarlayabilirim
don't be a punk punk
~s*ktirib*ktan olma
what you gonna do when the croud goes eoh?
~kalabalık coştuğunda ne yapacaksın?
why you standing on the wall?
~neden duvarın dibinde duruyorsun
music starting everywhere
~müzik her yerde başlıyor
so why don't you just move along?
~bu yüzden neden hareket etmiyorsun?
i see you looking at me
~bana baktığını görüyorum
like i'm some kind of freak
~sanki bir ucubeymişim gibi
get up out of your seat
~kalk oturduğun yerden
why don't you do somethin'?
~neden bir şeyler yapmıyorsun?
i see you looking at me
~bana baktığını görüyorum
like i got what you need
~ihtiyacın olana sahipmişim gibi
get up out of your seat
~kalk oturduğun yerden
why don't you do somethin'?
~neden bir şeyler yapmıyorsun?
i see you looking at me
~bana baktığını görüyorum
like i'm some kind of freak
~sanki bir ucubeymişim gibi
get up out of your seat
~kalk oturduğun yerden
why don't you do somethin'?
~neden bir şeyler yapmıyorsun?
na nananana nana
uh uh!
na nananananananana
i see you lookin' over here
~bu tarafa baktığını görüyorum
can't you tell i'm having fun
~ben eylenmekteyken ayırt edemiyor musun?
if you know it like i know
~eğer benim bildiğim gibi bilseydin
you would stop starrin' at us
~bize bakmayı bırakır
and get your own space
~ve kendi yerini alırdın
and do somethin' !!!
~ve bir şeyler yapardın !!!
i see you looking at me
~bana baktığını görüyorum
like i'm some kind of freak
~sanki bir ucubeymişim gibi
get up out of your seat
~kalk oturduğun yerden
why don't you do somethin'?
~neden bir şeyler yapmıyorsun?
i see you looking at me
~bana baktığını görüyorum
like i got what you need
~ihtiyacın olana sahipmişim gibi
get up out of your seat
~kalk oturduğun yerden
why don't you do somethin'?
~neden bir şeyler yapmıyorsun?
i see you looking at me
~bana baktığını görüyorum
like ı'm some kind of freak
~sanki bir ucubeymişim gibi
get up out of your seat
~kalk oturduğun yerden
why don't you do somethin'?!
~neden bir şeyler yapmıyorsun?!
fuck you!!!
~s.... seni!!!
do somethin' !!!
~bir şeyler yap !!!
why don't you do somethin'?!
~neden bir şeyler yapmıyorsun?!
7/11/2009 · Kategori: sarki _evirileri
There's only two types of people in the world
-Dünyada sadece iki tip insan var
The ones that entertain, and the ones that observe
-Eğlendirenler ve diğerleriyse izleyenler
Well baby I'm a put-on-a-show kinda girl
-İyi bebeğim, bense gösteri yapan bir kızım
Don't like the backseat, gotta be first
-Arka koltuk gibi değil, ön gibi olmalıyım
I'm like the ringleader
-Elebaşı gibiyim
I call the shots (Call the shots)
-Sözüm geçer (Sözü geçer)
I'm like a firecracker
-Bir fişek gibiyim
I make it hot
-Ateşlerim
then I put on a show
-sonra bir gösteri yaparım
I feel the adrenaline moving through my veins
-Damarlarımdan geçen adrenalini hissediyorum
Spotlight on me and I'm ready to break
-Sahne ışığı üstümde ve dağıtmaya hazırım
I'm like a performer, the dancefloor is my stage
-Bir sanatçı gibiyim, dans pisti benim sahnem
Better be ready, hope that you feel the same
-Daha iyi olmaya hazırlan, aynısını hissetmeyi bekle
All the eyes on me in the center of the ring
-Çemberin ortasında tüm gözler bende
Just like a circus
-Bir sirk gibi
When I crack that whip, everybody gon' trip
-Ben kırbacı şaklatırken, herkes sıçrayacak
Just like a circus
-Bir sirk gibi
Don't stand there watching me, follow me
-Beni izlemek için orada durma, beni takip et
Show me what you can do
-Bana ne yapabildiğini göster
Everybody let go, we can make a dancefloor
-Herkes gitmeli, bir dans pisti yapabiliriz
Just like a circus
-Bir sirk gibi
There's only two types of guys out there,
-Dışarıda sadece iki tip adam var
Ones that can hang with me, and ones that are scared
-Benimle takılanlar ve diğerleriyse korkmuş olanlar
So baby I hope that you came prepared
-Ee bebeğim, umarım gelmeye hazırsındır
I run a tight ship, so beware
-Kontrol bende, çok dikkat et
I'm like the ringleader
-Elebaşı gibiyim
I call the shots
-Sözüm geçer
I'm like a firecracker
-Bir fişek gibiyim
I make it hot
-Ateşlerim
then I put on a show
-sonra bir gösteri yaparım
I feel the adrenaline moving through my veins
-Damarlarımdan geçen adrenalini hissediyorum
Spotlight on me and I'm ready to break
-Sahne ışığı üstümde ve dağıtmaya hazırım
I'm like a performer, the dancefloor is my stage
-Bir sanatçı gibiyim, dans pisti benim sahnem
Better be ready, hope that ya feel the same
-Daha iyi olmaya hazırlan, aynısını hissetmeyi bekle
All the eyes on me in the center of the ring
-Çemberin ortasında tüm gözler bende
Just like a circus
-Bir sirk gibi
When I crack that whip, everybody gon' trip
-Ben kırbacı şaklatırken, herkes sıçrayacak
Just like a circus
-Bir sirk gibi
Don't stand there watching me, follow me
-Beni izlemek için orada durma, beni takip et
Show me what you can do
-Bana ne yapabildiğini göster
Everybody let go, we can make a dancefloor
-Herkes gitmeli, bir dans pisti yapabiliriz
Just like a circus
-Bir sirk gibi
Let's go.
-Hadi gidelim
Let me see what you can do.
-Ne yapabildiğini görmeme izin ver
I'm runnin' this (like like like like a circus)
-Coşuyorum (bir sirk gibi)
Yeah.
-Evet
Like a what? (like like like like a circus)
-Bir ne gibi? (bir sirk gibi)
All the eyes on me in the center of the ring
-Çemberin ortasında tüm gözler bende
Just like a circus
-Bir sirk gibi
When I crack that whip, everybody gon' trip
-Ben kırbacı şaklatırken, herkes sıçrayacak
Just like a circus
-Bir sirk gibi
Don't stand there watching me, follow me
-Beni izlemek için orada durma, beni takip et
Show me what you can do
-Bana ne yapabildiğini göster
Everybody let go, we can make a dancefloor
-Herkes gitmeli, bir dans pisti yapabiliriz
Just like a circus
-Bir sirk gibi
« Önceki ::